İletişim Reklam Ver
Kızılay ve Ulus merkezi bölgelerinin oluşumu

Kızılay ve Ulus gibi kent merkezleri, kentlerin toplum tarafından en çok deneyimlenen parçalarıdır. Kent merkezi kent kullanıcısının gündelik hayatın da yer tutan fonksiyonları barındırır. Toplum kentli yaşamının gerekleri için merkezle temas halindedir. Bu temasın sürekliliği ise kullanıcıya göre değişebilir. Kenti deneyimleyen toplum pek tabi ki sadece kentlilerden değil aynı zamanda kente yabancı bireylerden de oluşur. Merkez farklı kullanıcıların kentle temasını üreten fonksiyonları barındırır.

Başkent ilanıyla beraber Ankara da siyasal, toplumsal,yapısal birçok dönüm noktasına sahip olmuştur. Ankara’nın Cumhuriyet’in ilanından sonra uygulanan ilk planı, Lörcher Planı ile kent merkezinin tren istasyonu ve Ulus semti arasında kalan bölgede şekillenmesi planlanmış ve kent merkezi fonksiyonları temel olarak burada şekillenmiş ve Yenişehir bölgesinde de bir takım merkez fonksiyonları öngörülmüştür. Lörcher planında gar etrafında şekillenen ve Güven park ile son bulan planlama alanı, Jansen Planı’nda Atatürk Bulvarı’nın kentin gelişim aksı olarak belirlenmesiyle kent büyümesi Ulus’tan başlayarak güney doğrultusunda ilerlemiştir.

Kent güneye doğru ilerlerken Ankara kent merkezi de bu hat üzerinde yer değiştirir. Ankara’nın başkent ilanıyla Ulus’un merkez olarak ortaya çıkmasının ardından, Kızılay ve sonrasında Çankaya, Atatürk Bulvarındaki yeni merkezler olarak kendilerini göstermişlerdir. Her iki değişim de ilişkiler katmanları sonucu olmuştur. Hem değişen toplum ve ihtiyaçları hem de erklerin kendi çıkarları doğrultusundaki hamleleri ile merkez benzer süreçleri tekrar ederek değişir. Bu değişimler kent ve toplum için olan nirengilere denk gelir.Atatürk Bulvarı aksı boyunca oluşan merkezler gösterilmiştir. Kaleden başlayarak Ulus, Kızılay, Kavaklıdere ve Çankaya’ya ulaşan merkezler bulvar hattı boyunca doğrusal bir şemayı takip etmiştir.

Kızılay Meydanı

Kızılay meydanı
Kızılay meydanına ait eski bir fotoğraf.

Ulus’un merkez olarak başrol kazandığı Cumhuriyet’in ilk yıllarında demir yolunun ötesinde kalan kent parçası yani Kızılay oldukça yalıtılmış bir yaşam sunmaktadır. Bugünkü Kızılay semti, 1924 tarihli Lörcher planında, 1925 yılında yapılan bir ekle kuleli villalardan oluşan bir bölge olarak tanımlanmıştır. Bu bölgede Cumhuriyet’in ilk yıllarında Ankara’nın yerli halkı değil yönetsel ve yönetime yakın kesimleri, kentin ve toplumun geri kalanından izole bir sosyal hayat sürmekteydi. Daha sonraları Jansen’in hazırladığı 1932 kent planında Güven park ile başlayıp Meclis yapısı ile son bulan hükümet kartiyesi bir devlet alanı olarak kurgulanmıştır. Bunun devamında da Kızılay’ın kısmi olarak kamulaştırıldığını ve böylece arsa spekülasyonuna dayanans ebeplerle arsaların maddi değerlerinin arttırdı. Sonrasında Kızılay bölgesi yeni fonksiyonları ile beraber bir merkez olarak evrilecektir. Yönetsel erk burada modern bir kent kurma amacı güderken ekonomik erkin ise sahip olduğu arsaların değerlerini arttırma amacını güttüğü ve bu doğrultuda hareket ettiği söylenebilir.

Erkler ideolojik temsilleri ya da ekonomik çıkarları için var olan kent merkezini şekillendirir ya da yeni merkezler oluştururlar.Oluşturulan her yeni kent merkezi ile yeni temsil alanları doğar. Yeni merkezler erklerin sundukları yeni ideolojiyle örtüşerek onu destekler. Böylece yeni merkezde üretilen yeni yapılı çevre erklerin politikalarının kente yansıyan yüzü olur. Erkler, yeni oluşturulan yapılı çevrenin içinde bu kent parçasını imleyecek tekil ve güçlü bir yapı ortaya koyar. Tekil bir yapı ile sağlanan ideolojik temsil kent parçasının bütününün içinde daha görünür olur.Kısaca kamu kurum ve kuruluşlarının bir bölgede toplanması o alanın merkezi değerini arttırıyor. Böylece Kızılay ve Ulus çevresi merkezi özellik kazanıyor.Zamanla ihtiyaçlar doğrultusunda yeni merkezler ve alanlar oluşuyor. Buda büyüyen şehir ve artan nüfusun sonuçları olarak ortaya çıkıyor.

Kızılay ulaşım rehberine ulaşım için tıklayın.